Avrupa’da Türk Öğrencilerinin Varlığının Özeti
Türkiye Cumhuriyeti yeni kurulmuş bir devlet olması sebebiyle Atatürk eğitim sisteminde değişiklikler yapmak istiyordu. Bu isteğin gerçekleşmesi için ise öncelikle devlet tarafından burslu Türk öğrenciler Avrupa’ya yollanmıştır. Yollanılarak alanlarında uzmanlaşan öğrenciler Türkiye’ye geri dönecek ve orada öğrendiklerini eğitmenlere, uzmanlara, öğrencilere öğreteceklerdi.
Anahtar Kelimeler: 2.Dünya Savaşı, Yurtdışındaki Öğrenciler
Türklerin Sahip Olduğu Farklılık ve Ayrıcalık
Savaş’ın 1939 senesinde patlak vermesinin ardından Mihver ve Müttefik devler çok büyük ekonomik darbeler yemiş, bu darbelerin sonucunda Türk lirası çok değerlenmiş ve yurt dışında burslu okuyan öğrenci sayısında büyük artışlar yaşanmıştır. Öyle ki Avrupa’daki öğrenciler aylık 100-150 Mark ile geçinirken Türk öğrenciler 650 Mark burs alıyordu. Hatta bazı Türk gençlerinin kendi imkanlarıyla gittiği bilinmektedir. Bu uçurum sayesinde Türk öğrenciler Avrupa’nın en lüks alanlarında etkinlik gösteriyor, en kaliteli eğitimlere sahip oluyor ve oradaki diğer öğrencilerden daha büyük ilgi görüyorlardı. Türk öğrencilere gösterilen ilgi o kadar fazlaydı ki, üst düzey Nazi yetkilileri öğrencilerimiz rutin toplantılarına katılıyor, öğrencilerden fikirler almak istiyorlardı. Belçika, Almanya, İngiltere, Fransa en çok öğrencimizin bulunduğu ülkelerdendir.
Bazı Talihsiz Olaylar
O dönemde Türklerin, Yahudi olmadıklarına dair Alman devleti tarafından verilen resmî belgeleri yanında bulundurması gerekiyordu. Ancak bu belgeleri çeşitli nedenlerle yanında bulundurmayanlardan bazıları, Almanlar tarafından, Yahudi oldukları zannedildiğinden çeşitli saldırıların kurbanı oluyordu. Örneğin o dönemde Almanya’da eğitim gören Şefik Okday, iki öğrencinin Nazi Paramiliter Askeri Örgütü (SA) timi tarafından çok şiddetli dövüldüğünün haberi ulaşması ve aynı olay Türk Kültür Ataşesi Cevat Bey’in başına gelince, Hitler ile iyi ilişkisi olan Türk Büyükelçisi Kemaleddin Sami Paşa, Hitler’e şahsi protestoda bulunmuştu. Ayrıca 1945 yılında Müttefikler tarafından yapılan Dresden Bombardımanı sırasında bazı Türk öğrenciler şehit düşmüştür.
Türk Öğrenciler Daha Önce Avrupa’da Var Mıydı?
Tanzimat Fermanı sonrasında Avrupa’ya madencilik, ziraat, hukuk ayrıca kalifiye öğrenciler yetiştirmek için ise torna, döküm, işleme sanatı özellikle Almanya’ya Merkebi-i Harbiye öğrencileri gönderilmiş buradan askeri bilgiler öğrendikten sonra Türk ordusuna işlenmiştir. Tanzimat Fermanı sonrası Avrupa’da okuyan öğrencilerin varlığını bilmemizde önemli kişilik olan dönemin Maarif Vekili Necati Bey’in bu konuda özel olarak daveti üzerine Prof. Dr. Ömer Buyse’nin yazmış olduğu teknik öğretim raporundan bir parça örneği;
*Osmanlı döneminde de Belçika Avrupa öğrenci gönderdiğimiz ülkeler arasındaydı. Sultan Abdulmecid tarafından Avrupa’ya gönderilen Türk ressamlardan olan Hüsnü Yusuf, öğrenimi için Fransa’dan sonra Belçika’ya gitmişti. 1851’de Avrupa’nın çeşitli şehirlerine gönderilen öğrencilerden Hayri Bey ve Otakçılarlı Necip Efendi Belçika’ya giden öğrencilerdi. Hayri Bey, Belçika Harp Okulu’nda okurken aynı zamanda Mühendislik Okulu’na da devam ederek burayı da bitirdi. Türkiye’ye döndükten sonra Mühendishaneye hoca olarak atandı. Necip Efendi de askeri okuldan mezun olduktan sonra Türkiye’ye dönerek Hayri Bey gibi Mühendishanede görevlendirildi. Bu konuda bkz. Cahit Bilim,“Osmanlılarda Avrupa’ya Öğrenci Gönderilmesi”, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, C. I, S. I, (Nisan 1999), s. 28; Yine 1870 Fransa- Prusya Savaşı nedeniyle Fransa’daki öğrenciler Belçika’daki çeşitli okullara nakledilmişlerdi. 1873 yılında ise Belçika’ya 22 öğrenci gönderilmişti. Bu konuda bkz. Adnan Şişman, Tanzimat Dönemi’nde Fransa’ya gönderilen Osmanlı Öğrencileri, Ankara, 2004, s. 10, 77.
Sonuç
Kuruluş yıllarından günümüze kadar olan Cumhuriyet idaresi ve Tanzimat Fermanı sonrası Osmanlı’da da görülmüş olduğu gibi eğitim alanlarında her ne koşulda olursa olunsun; öğrenciler yaşanılabilecek her türlü olumsuzluklardan korumak için hassasiyetle davranılmış ayrıca maddi, manevi ve siyasi olarak son derece desteklenmiştir. II.Dünya Savaşı’nın dünyayı kasıp kavurduğu dönemlerde dahi hiçbir şekilde eğitim ve gelişimden geri durulmamıştır.
Kaynakça
- Das Bundesarchiv
- Türkische Studenten im Deutschen Reich (TSDR)
- TSDR: Bevorzugte Stellung
- TSDR: Zeugen der Judenverfolgung
- TSDR: Während des Krieges

Tarih bilgisi olmayan biri için gayet açıklayıcı, akılda kalıcı bir yazı.
YanıtlaSilYazar arkadaşımı tebrik ediyorum.
Güzel geri dönüşün için çok teşekkür ederim arkadaşım. Keyifli okumalar.
Silo zamanın öğrencileri bile benden daha iyi burs alıyormuş Türkiye'de öğrenci olmayı mı yoksa Almanaya da böyle baskı görmek mi daha iyi diye düşünürsek. O şartlarda bile Almanya daha iyidir diye biliriz. :(
YanıtlaSil